İhracatta Sürdürülebilirliğin Yolu Teknoloji ve İnovasyondan Geçiyor
02.11.2017

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nce (TİM) bu yıl 2’nci kez düzenlenen İhracat Haftası kapsamında ‘Ali Kırca ile İhracat Meydanı’ gerçekleştirildi. İhracat Meydanı’nda yer alan iş dünyası temsilcileri, kur riski, ihracat finansmanı, Ar- Ge ve inovasyon konuştu. İhracat Meydanı’nda iş dünyasının ortak görüşü, ihracatın sürdürülebilirliği, inovatif ve özgün ürünler ile ileri teknoloji ürünlerinin ihracatının toplam ihracattaki payının artırmak gerektiği oldu.

İleri teknoloji ürünleri ihracatının toplam ihracattaki payının yüzde 3.5-4 olduğunu belirten Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tarık Sönmez, “Bu oranı 2023 yılında en az yüzde 15’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yatırım teşvik sistemine proje bazlı destek sistemi ekledik. Tekstilde de tasarım boyutunda çalışmalarımız var. Kamuda katma değeri yüksek ürün üreten faaliyetlere destek vereceğiz" dedi.

İhracat Meydanı’nın moderatörlüğünü yapan Ali Kırca, “Bir zamanlar dizi ithal eden ülke konumundaydık. Ama şimdi dizi ihraç eden ülke olduk. Bu dizilerin etkisiyle Türkiye’nin sosyal ve cari açığında önemli bir farkın kapatıldığını düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye’yi markalaştırma yolunda tanıtım önemli

TİM Başkan Vekili Süleyman Kocasert de Türkiye’nin hedefinin markalaşmak olduğunu aktardı. Havluda Türkiye’yi marka haline getirmek üzere yola çıktıklarını anlatan Kocasert, “10 yıl önce Türkiye’nin kilogram başına ortalama havlu ihracat bedeli 6 dolardı. Bugün 8-8.5 dolara ihraç ediyoruz. Türkiye’nin kilogram başına ihracat ortalaması 1.5 dolar, gelişmiş ülkelerin kilogram başına ortalama ihracatı ise 4 dolar" bilgisini verdi.

“Büyük teknoloji projeleri için 10 yıl çalışmak gerek”

Havacılıkla ilgili şirketlere alt sistemler yaptıklarını ve yarım milyar dolarlık ihracat yaptıklarını anlatan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Savunma sektöründe en büyük ihracatçıyız. Helikopter satmaya başladık, bu da 1.5 milyar dolara yakın para getirecek.Hürjet diye yeni projemiz var Büyük teknoloji projeleri 10 yıl çalışmayı gerektiriyor. Satmak için de dünyayla entegre olmak gerekiyor” dedi.

“Yurtdışına her bir mağaza 250 kişiye istihdam sağlıyor”

Türkiye’deki AVM yatırımları sayesinde perakendenin büyümeye başladığını söyleyen Tema Holding/ LC Waikiki ve Küçükler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, “LC Waikiki olarak yurtdışında 400’e yakın mağazamız var. Her yıl 130 civarında mağaza açıyoruz. Yurtdışına açtığımız her bir mağaza Türkiye’de 250 kişinin istihdamına yol açıyor. Bir kilogram çocuk gömleğini 30 dolara satıyoruz. Fason üretimden çıkıp markaya yatırım yapmazsak Avrupa ve diğer ülkelerin hamallığını yaparız” diye konuştu.

“İş dünyasına eğitimli gençleri yollayın”

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, “İş dünyası olarak bizim Ankara’dan en önemli beklentimiz; bize eğitimli gençler yollayın. Ancak gelişen teknolojiye hakim insan gücüyle dünya ile rekabet edebiliriz. Bize insan kaynağı lazım” dedi. Holding olarak geçen yıl ihracatta Türkiye 4’üncüsü olduklarını ifade eden Kibar, “Bizim bir koltuk şirketimiz var. Uçaklara da koltuk yapabilir miyiz dedik ve bugün Boeing uçaklarına koltuk takıyoruz” diye konuştu.

“Çatı arasındaki patentleri alıp patent mafyasına veriyorlar”

Bilim temelli Ar-Ge olmadan bir yere varılamayacağını ifade eden Şişecam Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Kırman, Şişecam olarak 41 yıldır Ar-Ge yaptıklarını ve 2016 yılında açtıkları Ar-Ge merkezi için 40 milyon lira harcadıklarını söyledi.

Vestel’in televizyon ve buzdolabında yüzde 60 yerliliği yakaladığını anlatan Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, dünyada patent savaşlarının yaşandığını söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: “Biz bir ara Türkiye’deki aynı sektördeki diğer şirketlerle beraber Avrupa’daki televizyonların yüzde 60’ını üretir hale gelmiştik. Hemen anti-damping davaları açıldı. Biraz daha ayağımız yere bastıkça bunları aştık. Patent mafyası var. Çatı arasındaki patentleri alıp patent mafyasına veriyorlar. Cep telefonu işine girdik, orada da her gün mesaj geliyordu, patent kırıyorsunuz diye.”

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, hem işlem hacminde hem endekste tarihi bir rekor kırdıklarını belirtti. Türkiye Varlık Fonu’nun yaklaşık 50 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını söyleyen Karadağ, dünya örneklerini de inceleyerek, benzer iş birliği anlaşmalarıyla, sürdürülebilir bir fon yönetim altyapısı oluşturmaya çalışacaklarına ifade etti.

“Dünyaya açılma paralelinde finansal dünya da büyümeli”

KOBİ’lerle işleri büyüterek ekonominin büyümesine katkıda bulunulabileceğini dile getiren Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici ise Türkiye’nin dünyaya açılması paralelinde finansal dünyayı büyütmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

120 ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, “120 ülkeye ihracat yapıyoruz. 1977 yılından beri farklı ülkelerle çalışıyoruz. En kısa zamanda devletimizin sektörleri belirleyip firmaları da toplayıp birisine yol vermesi lazım. Rakip firmaları için hibe verilmeli” dedi.

Yaklaşık 70 ülkeye ihracat yaptıklarını söyleyen Şölen Gıda CEO’su Elif Çoban, “Dünyada hangi alanda boşluk var ve biz neler yapmalıyız diye düşünerek inovasyon yaptık. İhracatta kilogram ortalamamız 3.67 dolar. Bunun da tek nedeni inovasyon ve farklı ürünler” dedi.

Türkiye’nin biyoteknoloji alanında potansiyeli olduğunu söyleyen VSY Biotechnology ve İlaç Sanayi AŞ. CEO’su Ercan Varlıbaş, “Biyoteknolojiye ayrı bir önem verilmesini istiyoruz. 4 bin doktora devrim arabalarının CD’sini dağıttık. Kendimizin farkına varalım, sonumuz öyle olmasın diye” ifadelerini kullandı. İşe bin 200 tane eşarp alarak başladıklarını belirten Modanisa Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Türe, “Sektörde 2 bine yakın marka var. Muhafazakar giyim markaları da 7-8 tane. Dünyada Türkiye’den marka çıkması lazım” dedi.

'Bugün teknoloji platformlarını destekleme zamanı'

Bardağın hem boş hem de dolu tarafına bakmak gerektiğini söyleyen Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, “Her yıl İhracatın Yıldızları’nı seçiyoruz ve artık hiç bilinmeyen inovatif bir şirket çıkmayacağını düşünüyoruz. Ama her sene de çıkıyor. Soğutuculu tabut ihraç eden, siyahi insanlar için protez üreten şirketler var. Türkiye’nin inovatif gücünün olduğu çok net görünüyor” dedi. Güldağ şöyle devam etti: “Orta teknoloji ürünlerde tıkalı kaldık. Türkiye bugün global köyün nesi olurdu diye baktığımızda nalburu ve terzisi konumundayız. Bugün sektör seçmek ya da proje desteklemek yerine belki de teknoloji platformlarını seçme zamanı.” Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Vahap Munyar ise, “Cesaretle üreticiler ihracatçılar desteklenmeli. Dış politika da ihracatta çok belirleyici artık. AB ile ilişkilerimiz iyiye gitmezse zorlanacağız” dedi. Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Şeref Oğuz ise “Bir yere kadar getirdik ama bütünleşir stratejiye ihtiyacımız var. Makineler birbirleriyle konuşuyor, bizim birbirimizden haberimiz yok. Fikrimiz Endüstri 4.0 ama alışkanlıklarımız 2.1 ‘de kalmış” ifadelerini kullandı. İhracatçıların Türkiye’nin bayrağını salladıklarını dile getiren Gazeteci Metehan Demir, “Beyin ihracatı yapmamalıyız. Beyinler bu ülkede kalmalı” dedi.

Avrupalı Türk markalar ödüllendirildi

İhracat Haftası’nda Avrupalı Türk Markalar Birliği Zirvesi’nde ödüller de dağıtıldı. Bu kapsamda Avrupalı Türk Başarı Ödülü’ne, Baktat’tan Mustafa Baklan, Kaplan Döner’den Remzi Kaplan, Erbacher-Kolb’dan Salih Taşdirek, Schinkenproduktions’tan Hilmi Selçuk, Gima’dan Vehbi Keleş, Aytaç’tan Recep Ercan, Şen Menu’den Dursun Erbay, Usberk’ten Ayşegül Tutkun, Trendy Leven B.V.’den Mustafa Aslan ve Koc Vleeswaren’den Hikmet Gürcüoğlu aldı. Avrupalı Türk En Başarılı Marka Ödülü de Select, Markafoni’den Cafer Mahiroğlu’nun oldu. Avrupalı Türk Başarılı Marka Ödülü’ne ise Truede, MistikSPA’dan Zeynep Turudi, Keskinbıçak Group’tan Ali Keskinkılıç sahip oldu. Avrupalı Türk İnovasyon ve Başarı Ödülü de Kobil’den İsmet Koyun’un ve Integra bv’den Özgür Kasırga’ya verildi.

Kaynak: dunya.com
62 kez okundu
Üye Girişi